Kokan Kıymanın Kokusunu Ne Alır?
Kayseri’nin dar sokaklarında, akşamüstü güneşi altın sarısına dönmüşken, mutfakta işlerim pek de yolunda gitmiyordu. Yine bir yanlışlık yapmıştım. O kadar dikkatli olmama rağmen, kıyma beklediğinden fazla süre buzdolabında kaldı ve şimdi mutfak, kokusuyla adeta başımın etini yiyordu. Birden, içimde bir boşluk oluştu. Bu kokunun neden bu kadar baskın olduğunu sorgularken, aynı zamanda kalbimdeki karmaşayı da hissettim. Kokan kıymanın kokusu, içimdeki bir şeylerin de kokusu gibiydi. Hemen ne yapmam gerektiğini düşünmeye başladım: Kokan kıymanın kokusunu ne alır?
Yavaşça, başımı mutfak tezgahına yasladım. Dışarıdaki rüzgar, kapalı penceremden içeriye sızarak yüzümü okşuyordu. Ancak içimdeki bu karmaşık ve ağır his, bir türlü geçmiyordu. Kıymanın bozulmuş kokusu gibi, içimde de bir şeyler bozulmuştu.
Kıymanın Kokusunu Ne Alır? Bir Hayal Kırıklığı
Bazen insan, en basit şeylere bile takılır, değil mi? Bir kıymanın kokusuyla, bir anı veya hayalini hatırlayabilir. Kayseri’nin en güzel yönlerinden biri de bu zaten. Her köşe, her sokak, her apartman bana bir şeyler hatırlatıyor. Hemen aklıma geldi: Annemin mutfakta ne kadar titiz olduğunu düşünürken, kıymanın bozulmuş kokusu beni bir anda çocukluğumun sıcak anılarına geri götürdü. Annem o kadar dikkatliydi ki, hiçbir şeyin bozulmasına izin vermezdi. Oysa ben, bugün mutfağımda hatırlatıcı bir şey olmadan, kıymanın bozulduğunu fark etmiştim. Ve şimdi… kokusuyla baş başa kaldım.
Dışarıda bir martı çığlığı, şehri bir süreliğine susturdu. Ama ben sustum. Zihnimde, geçmişin her köşesinden bir ses yankılandı: “Kıymanın kokusunu ne alır?” diye sordum. Gerçekten de, her şeyin bir çaresi var mı? Bu, sadece bozulmuş kıymanın kokusu muydu? İçimde bir hayal kırıklığı, bir eksiklik hissi vardı. Kıymanın kokusu, beni de bozulmuş hissettiriyordu. Yavaşça içimi çektim, penceremi açtım.
Birkaç Yöntemle Temizleme Çabası
İçimdeki mühendis hemen harekete geçti: “Kıymanın kokusunu temizlemenin birkaç yolu vardır,” diye düşündüm. Kıymanın kokusu, aslında havada yoğunlaşan bir bakteri kokusuydu ve bu tür kokuları geçirecek doğal çözümler mevcuttu. O an, evde bulduğum sirke, karbonat ve limon gibi malzemelerle mutfağı temizlemeye başladım. Bu yöntemlerin hepsi, kimyasal olmayan ama etkili çözümlerdi.
Sirke, mutfakta gerçekten de işe yarar. Bir kap sirke ile biraz su karıştırıp, bu karışımı mutfağın çeşitli köşelerine sıktım. Karbonat da aynı şekilde, kıymanın bozulmuş kokusunu nötralize etmek için mükemmeldir. Kıymanın kokusu, sanki bir yük gibiydi. Ama o yükten kurtulmaya çalışırken, her hareketimde içimde bir huzursuzluk vardı.
İçimdeki mühendis, “Bunlar doğru çözümler, temizlik süreci,” diyor, ama içimdeki insan, “Ne kadar temizlersen temizle, bozulmuş bir şeyin kokusu kalır,” diye hissediyor. Her çözüm, sadece dışarıdaki kokuya yönelikti. Fakat ya içerideki koku? Ya içimdeki bu boşluk?
Temizlikten Sonra
Bir süre sonra, mutfak biraz daha iyi kokmaya başladı. Sirke ve karbonat karışımı işe yaramıştı. Ama her temizleme hareketiyle birlikte, içimdeki o bozulmuş hissiyat da biraz daha açığa çıkıyordu. Şu an temiz olmasına rağmen, kıymanın kokusu beni yalnız bırakmıyordu. Birçok kişi temizlikle ilgili düşündüğünde, sadece fiziksel bir temizlik görür. Ancak ben, zihnimin de kirlenmiş olduğunu hissediyordum. Temizlik, belki de en çok kalpte gerekiyordu. Kokan kıymanın kokusu, sadece bozulmuş bir gıda değil, aynı zamanda kendime dair hissettiğim hayal kırıklığıydı.
İçimdeki insan, bir taraftan hayatın bana öğretmeye çalıştığı şeylere odaklanmak istiyor, diğer taraftan da geçmişin izlerini temizlemeye çalışıyor. Ve şu an, mutfakta bir kıymanın kokusunu temizlerken, belki de içimdeki o eski izleri temizliyorum. Sonuçta, insan sadece dışarıdaki kirle değil, içindeki kirle de yüzleşmeli.
Sonuçta: Bir Yeniden Başlangıç
Kıymanın kokusunu temizledikten sonra, mutfakta bir süre sessizlik hakimdi. Her şey eski haline dönmüştü. Ama içimdeki duygusal karmaşa, hala devam ediyordu. Bazen insan, hayatın içinde bir kaybolmuşluk hissiyle karşı karşıya gelir. O zaman ne yapmalıyız? Kendimizi temizlemenin yollarını mı aramalıyız? Yoksa kirli hislerle yaşamayı mı öğrenmeliyiz?
Kıymanın kokusunu temizlerken, aslında yaşamımda başka kokuları da temizlemeye çalışıyordum. Bir yanlış yapmış olabilirim, ama bunu fark etmek ve düzeltmeye çalışmak bana bir şeyler öğretiyordu. Kıymanın kokusunu geçiren birkaç basit malzeme gibi, yaşamın kirli anlarından da birkaç basit adımla sıyrılabileceğimi fark ettim. Temizlik, belki de bir anlamda, sadece fiziksel değil, duygusal bir yeniden başlangıçtı.
Sonunda, Kayseri’nin akşam rüzgârı bir yudum daha içeri girdi. Kıymanın kokusu tamamen gitmişti, ama içimdeki bu kirli his, belki de bir anlamda temizlenmişti. Yavaşça içimi çekip, mutfaktan dışarı adımımı attım. Köklerime, geçmişime ve geleceğime dair olan o kokular, beni bir süre daha takip edecekti. Ama artık, her birinden bir şeyler öğrendim.