Embriyonun Kalitesi Nasıl Anlaşılır? Bir Umut ve Hayal Kırıklığı Hikâyesi
O Anı Unutamıyorum: Üçüncü Denemem
İlk defa embriyo transferi yaptırdığımda, dünya bambaşka bir yer gibiydi. Kayseri’nin sokakları bana farklı görünüyordu, sanki her şey yavaşlamıştı ve her adımım bir başka anlam taşıyordu. Yavaşça yürürken, aklımda tek bir şey vardı: “Embriyonun kalitesi nasıl anlaşılır?” O kadar çok okumuştum ki, her bir yazı, her bir deneyim, her bir doktorun sözü kafamda birbirine karışıyordu. Ama bir şey belliydi: Kendimi huzurlu ve güvenli hissetmek, bu sürecin tek doğru yolu gibiydi. Ama içimde bir yerlerde bir şey eksikti; heyecan, ama aynı zamanda bir hayal kırıklığı… Acaba bu sefer gerçekten olacak mıydı?
Bir hafta önce, doktorumla girdiğimiz o odada, o muayene masasında her şeyin doğru gittiğini öğrenmiştim. Embriyonun kalitesinin iyi olduğunu söylediler. Ama içim rahatlamamıştı. “İyi” ne demekti? Bir “iyi”nin gerisinde yatan o incelikli detayları hep merak ettim. Ama artık, bir şekilde umudum vardı. Her şeyin daha iyi olacağını düşünüyordum, hâlâ düşünüyordum.
Hayal Kırıklığı ve O Acı Bekleyiş
Ve sonra geldi o uzun hafta… O kadar uzun ki, her geçen saniye bir ömre bedeldi. Test günü geldiğinde, kalbim gıdıklanıyordu, ama bir yandan da karnımda o korkunç düğüm vardı. Doktorun söylediği kelimeleri tam olarak hatırlamıyorum, ama şunu hatırlıyorum: “Embriyonun kalitesi gerçekten çok önemli. Ama bazen en iyi embriyo bile tutmaz.” O anı hatırladıkça hâlâ biraz boğuluyorum. Çünkü “en iyi embriyo” dediğimiz şeyin aslında ne olduğunu tam olarak anlayamamıştım. Embriyonun kalitesi, hangi faktörlere dayanıyordu? Kimse buna tam bir cevap veremedi. Ama bir şekilde, o kadar çok umutlanmıştım ki, o cevabı bilmeye bile gerek duymadım.
O gün sonuçları almak üzere hastaneye gittiğimde, hemen her şeyin ötesinde bir hayal kırıklığıyla karşılaştım. “Negatif.” Tek kelime, bir dünya kadar ağır. Beni ne zaman öğrensem, bu kelime içimi daha fazla boşaltıyordu.
İlk başta, “ama embriyo kaliteliydi” diye düşündüm. O kadar çok hayal kurmuştum ki, o hayal kurduğum embriyonun – “kaliteli” olanın – bana bir şeyler vereceğine inanmıştım. Ama işte, olmadı. O kalite hiçbir şeyi değiştiremedi.
Umutla Başlayan Her Şeyin Arkasında Ne Var?
Bir sonraki denemede, yine o bekleyişin içinde buldum kendimi. Bu sefer embriyonun kalitesini sadece biyolojik bir faktör olarak değil, tüm o duygusal sürecin bir parçası olarak görmeye başladım. Yine umutla başladım, ama bu kez daha dikkatliydim. Şu soruyu soruyordum kendime: “Kalite dediğimiz şey, sadece biyolojik bir fark mı, yoksa bir tür duygusal kalp atışı mı?” Yani, ne kadar kaliteli olursa olsun, belki de bazen kalp atışlarımızın doğru zamanlamaya ihtiyacı vardır. O küçük hücreler, bizlerin geçmişinden, umutlarından ve belki de korkularından beslenir, kim bilir?
Bu sefer sonuç farklıydı. Hamileydim. O an, bir yanda şüphelerim, diğer yanda nehir gibi akan bir sevinç vardı. “Embriyonun kalitesi nasıl anlaşılır?” sorusu artık kafamı kurcalamıyordu. Çünkü bir şekilde kalp atışlarını duyabiliyordum.
Embriyonun Kalitesi: Biyolojikten Çok Daha Fazlası
Şimdi geriye dönüp baktığımda, embriyonun kalitesinin gerçekten de o kadar önemli olup olmadığını sorguluyorum. Belki de embriyonun kalitesi, sadece bir faktördür. Ama asıl önemli olan şey, her bir çocuğun geleceği için yaşadığımız heyecandır. Embriyonun içindeki yaşam, her bir hücredeki olasılıkları barındırır, ama onu taşıyan, büyüten ve ondan umut duyan insanın kalbi de bir o kadar önemlidir.
O yüzden, belki de embriyonun kalitesini tanımlamak için yapmamız gereken şey, bu sürecin sadece biyolojik değil, duygusal yönlerini de kabul etmektir. Embriyo, yalnızca bir hücre yığını değildir. O, bir hayaldir, bir umuttur, bir başlangıçtır. Bu yüzden belki de embriyonun kalitesini, sadece bir mikroskop altında değil, insanın içindeki o bitmeyen sevgi ve umutla ölçmeliyiz.
Sonuç: Kaliteyi Aramak, Ama Yolda Kalmak
Ve son olarak, o kadar çok test ve kontrol arasına rağmen, bir şey öğrendim: Gerçek kalite, yolculuğun kendisinde gizli. Evet, bilimsel olarak embriyonun kalitesini anlamak, sadece bazı testlere dayalı olabilir. Ama ruhsal kalitemiz, belki de bir hamilelik sürecinde en önemli şeydir. O yüzden ne olursa olsun, bu sürece yeniden başlayacağım. Çünkü biliyorum ki, ne kadar düşersem, o kadar yükseleceğim.
Ve belki de sonunda, embriyonun kalitesinin ne demek olduğunu, yalnızca bir “sonuç” değil, bir yolculuk olarak öğreneceğim.